Atari Salonları


Türkiyede benim kuşağımdaki bir çok gencin ilkokul-ortaokul dönemine damgasını vuran mekanlardan birisi de atari salonlarıdır.. İlk olarak, bu mekanlara atari salonları denmesi yanlış bir hadisedir.. Atari denilen alet 8 bit döneminde piyasaya girmiş bir bilgisayar markasıdır.. Atari'nin xl serisi Türkiye'ye geldikten sonra bazı yerlerde saat bazında oynatılmaya başlamış ve atari salonu kalıbı o zamanlardan kalmıştır.. Aslında bu mekanlar Arcade salonları olarak nitelenebilir.. Fakat tabii ki Türk gençleri arasında "Haydi arcade salonunda kozlarımızı paylaşalım!" kullanımı yerine, "Gel la gel atari'de kapışak!" söylemi çok daha popüler olmuştur.. Bizim şuursuz geçen çocukluk döneminde sürekli bu ortamlardan çıkmamamız sonrasında bu mekanlar oldukça büyük para kaldırmıştır.. Ya da biz çocukken büyük para geliyordu bize, aslında o kadar abartılacak bir hadise de olmayabilir.. Genel olarak bu mekanlar birbirlerine çok benzer ve vazgeçilmez temel özellikleri vardır.. Şimdi bunları bir-bir inceleyelim..

Karanlık ve loş ortam: Nedendir bilinmez bu mekanlarda fazla ışık kullanılmaz.. İnceden illegal bir ortam havası olduğu için mi, yoksa aletlere o kadar elektrik parası gidiyor bari ışıktan tasarruf edelim denildiği için mi böyle yapıyorlar tam emin değilim.. Ama içeri giren çocukların bir süre manasız ve boş bakışlarla içeriyi gezmesi, oyunları görünce şaşırıp kaldığından değil, aydınlık ortamdan loş ortama girince bir süre çevreyi görememesinden kaynaklanır.. Ayrıca bu mekanlar fazlasıyla havasız oldukları için içeride uzun süre kalınca geçici şuursuzluk yaşanabilir..

Bezmiş jeton satıcısı: Ortama girdikte sonra hemen kapının yanında bulunan bir masa göze çarpar.. Bu masada jeton satıcısı amcamız bulunur.. Bu amcalarımzda her zaman için hayattan bezmiş, dünyayla ilişkisi kalmamış bir yüz ifadesi vardır.. Jetonları verirken bile bir bıkkınlık, bir adam sendecilik, bir boşvermişlik göze çarpar.. Ama çocuklara kazıklamak için elinden geleni yapar o da ayrı tabi..

İçerideki gençlik: Bu tip ortamlarda onsekiz yaş sınırı olmasına rağmen içerideki halkın yüzde sekseni onsekiz yaşın altındadır.. Özellikle oniki-onbeş yaş civarı elemanlardan bolca bulmak mümkündür.. İngilizceyle alakaları olmasa bile "Insert coin" "Here comes a new challenger" gibi cümleleri ezbere bilirler.. Bir şekilde anne-babalarından para koparan gençler kısa sürede ortamda parayı yer ve mekanı seri adımlarla terkeder..

Jeton yutma: Atari solanlarında olmazsa olmaz hadiselerden biridir.. Eninde sonunda bir makine mutlaka jeton yutar.. Akabinde, ağlamaklı bir sesle "Abi jetonumu yuttu bu ya!" şeklinde isyan edilir ve mekan çalışanlarıyla kısa süreli gerginlik yaşanır.. Sonrasında ise bir şekilde jeton tekrar bulunur ve hiç bir şey yokmuş gibi oynamaya devam edilir..

Çapulcu çocuklar: İçeride bulunan karakterlerden biri de bu çocuklardır.. Bunlar sabah akşam ortamda bulunup hiç bir şekilde jeton almazlar.. Oyun oynayanları izlerken kritik anlarda devreye girip "Abi geçeyim mi" şeklinde klasik soruyu sorarlar.. Cevap genelde hayır olur.. Bu çocuklar arasında hayır cavabını aldıktan sonra hırs yapıp jeton almaya gidenler ve hayır cevabı veren elemanın yanına girip onu yenmeye kastıranlar da göze çarpmıştır..

Tuşa basma taktikleri: Eğer oynanan oyunu bilen biri varsa, oyun esnasında sürekli afilli hareketler yapmaya çalışır.. Kolu yarım daire çevirip kırmızı tuşa basıyım, kolu ileri-geri yapıp tekmeye basıym şeklinde bir hırs içerisinde oynarlar.. Oyuna tam olarak hakim olmayan elemalarda ise panik halde tüm tuşlara avuç içiyle basma, ve kolu amansızca çevirme şeklinde bir konsept görülür..

Eninde sonunda bazen kazanılır, bazen kaybedilir, harçlıklar bitirilir, ve ertesi gün tekrar gelmek üzere mekan terkedilir.. Bu döngü böyle sürer gider..

                             

                        


Iynx
Octal Alpha
Brasatr



Peta
Barınak