Haziran 29,2009 - 02:26

     
               

Ne zamandır sinemaya gitmek için planlar yapmamıza rağmen sürekli olarak bir problem çıktığı için ertelemek zorunda kalıyorduk.. Bir kaç gün önce artık tepemiz atınca "Yeter ulen" diye bağırarak Kanyon'u bastık.. Bu gece robot gecesi olacak, rüyamızda bile robot göreceğiz sloganıyla hareket edip akşam yedi buçuk seansına Terminator Salvation, on seansına da Transformes Revenge of the Fallen bileti aldık.. Yani nereden baksanız beş saatlik non-stop robot şöleni.. İki film arasındaki onbeş dakikalık arada da patlamış mısır falan alıp sinema örf ve adetlerini yerine getirdik, elimizi yüzümüzü yıkadık.. Filmlere gelince; Terminator daha karanlık atmosferi ve senaryosuyla bizden biraz daha fazla puan alırken; Transformers ilk gün gösterimi olduğu için ana baba günü olması ve kalabalığın film ortasında Optimus Prime'ı alkış yağmuruna tutmasıyla öne çıktı.. Sonuçta bu CGI yağmurundan çıkıp her zamanki gibi gerçek hayat ne sıkıcı lan diyerek eve döndük..

Haziran 19,2009 - 19:14

Seda Sayan Pepsi reklamında, Nil Karaibrahimgil maden suyu reklamında, Tülin Şahin akü reklamında oynuyor.. Reklam sektörümüzü bu kadar absürd seçimler yapabildiği için kutluyor, başarılarının devamını diliyorum.. Ama utanmadan siz yine kandırırsınız kendinizi kırmızı ödülleri, kristal elma falan diye o yüzden ne desem boş..

Haziran 14,2009 - 13:32

Saçmalıktan yanmış ve tamamen manasız bir sınav olan ÖSS'ye giren arkadaşlara toptan bir geçmiş olsun demek istiyorum.. Şu sınavdan yakanızı kurtarıp üniversiteye girerseniz, size önerim tüm dönem boyunca yatıp eğlenmeniz, vize ve finallerden bir önceki gece ise panik içinde sabahlayarak çalışmanız olacaktır.. Benim tüm üniversite dönemim böyle bir heyecan kasırgası olarak geçti herkese tavsiye ederim.. Günü gününe, düzenli olarak çalışmak falan bunlar tamamen yalan kendimizi kandırmayalım..

Haziran 10,2009 - 23:09

Seg'limin ödevi dolayısıyla yapması gereken bir kütüphane araştırması vardı, bu araştırma da 1930'lu yıllarda yaşanmış cinayet ve cinnet olaylarını incelemesi gerekiyordu (evet ödevden de anladığınız gibi çevremde normal insan yok).. Neyse, bu ödevi yapmak için kütüphaneye giderken, konu güzel olunca bende olaya katılayım dedim.. Arşivlerden 1930'lu yıllarda çıkan Son Posta adındaki gazeteyi bulup, inceledik.. Ve bir kaç sayı okuduktan sonra Son Posta'nın dünyanın en iyi gazetesi olduğuna kanaat getirdik.. Tabi bu muhteşem gazeteyi paylaşmak için arada bazı reklamların ve haberlerin fotoğraflarını da çektim, onları da bazen sitede yayınlayacağım.. İlk olarak muhteşem bir ürünün reklamıyla başlamayı uygun gördüm.. Hasan kuvvet şurubu!

Haziran 03,2009 - 23:12

Ne zamandır aklımdaydı yazmak bugüne kısmetmiş.. Şu hayattaki korkularımdan biri de (çok şükür bugüne kadar hiç bulaşmadan idare ettim) sıkıcı kariyer insanına dönüp, iş ev arasında mekik dokuyup, kendime ayıracak bir saatim bile kalmadan hayatıma devam etmektir.. İşte bu korkumu tam olarak anlatan iki adet reklam da iş bankası maximiles reklamları oldu.. Stranger than fiction çakmasıymış, kredi kartı reklamı olması manasız olmuş vs gibi olayları bir kenara bırakın.. İzlerken içime sıkıntı geliyor, gerçek hayatta olsa neler olur bilemiyorum.. Şu hayatı yaşayan insanlarında en kısa sürede kendilerini kurtarmaları dileğiyle diyor ve sizi reklamlarla başbaşa bırakıyorum..

        

        

                             

                        



Iynx
Caghanstrial
029
Lunchweek



Peta
Barınak